AUSTRALIAN OPEN

Türkiye’de yaşayan bizler için Avusturalya denince ilk aklımıza gelen şey çoğunlukla Kangurular, Aborjinler ve Çanakkale Muharebesine katılan Anzak askerleri gibi başlıklar olsa da Dünya ölçeğinden bakıldığında son zamanlarda hepsinin önüne geçen bir olgu uzun zamandır yükseliyor. Avustralya Açık Tenis Turnuvası.

tenis
İlk kez 1905 yılında Avustralya, Britanya Milletler Topluluğu, (bugünkü adıyla İngiltere) Yeni Zelanda ve Amerika’dan oyuncuların katılımı ile gerçekleşen turnuvanın finalini o sene sadece 5000 kişi izlemiş. Bir düşünsenize bizler için o yıllarda bırakın izleyici sayısını o kadar sayıda sporcu olduğunu bile düşünmüyorum. ilk olarak Beşiktaş Jimnastik Kulübü 1903 yılında, sonra Galatasaray Spor Kulübü 1905 ve Fenerbahçe Spor Kulübü 1907 de kurulmuş. Türk spor tarihine bu yazımda girmeyeceğim ama Türk insanının spor branşları ile tanışmaya başlaması da yine Cumhuriyetin ilk yılları ile beraber gerçekleşmeye başlamıştır.

ilginizi çekebilir; 8000 SPOR DEDİĞİN NEDİR Kİ?
Tenis sporu tek erkek ve bayanlar olduğu gibi çiftler ve veteranlar dediğimiz takım oyunu olarak da oynanabilen uluslarası pek çok turnuva ile sürekli gündemde olabilen ender sporlardan birisi. İlk olarak orta çağ yıllarında Fransız şövalyelerin avuç içi ile oynadıkları bir top olarak başlayan ve günümüz oyun sahası ve kurallarına en yakın 1800 lü yıllarda İngiltere’de oynanmaya başlanmış. Bu sebeple olacak ki bu uluslararası turnuvaların en prestijlisi Wimbledon olarak biliniyor. Aslında yılın her günü Dünya’nın bir yerlerinde oynanan tenis turnuvası mutlaka vardır ve en bilinenleri Wimbledon (çim), Roland Garos (toprak), Amerika Açık (sentetik) ve bu yazının konusu Avusturalya Açık turnuvaları.

nadal
Dünya üzerinde dönen büyük ekonomi pastasından iyi bir dilim almanın en önemli anahtarı tanınır / bilinir olmaktır. Ülke olarak bir marka olmak istiyorsak sadece sezonluk turizm gelirleriyle doğal güzelliklerimiz yetmez, ki zaten sırf bunun için bile ciddi bedeller ile tanıtım filmleri hazırlıyoruz ve Dünya televizyonlarında reklamını yapıyoruz. Hani hep söyleriz de pek uygulayamadığımız bir dil meselesi var. Sporun, müziğin ve sanatın dili yoktur deriz ya işte bu yüzden uluslararası bir spor organizasyonu almak, Olimpiyat düzenlemek hem çok önemlidir hem de sahip olmak çok zordur.
Keşke 658. kez yapılan ve sadece kendi içimizde kalan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yanında uluslararası düzeyde ve bilinirliği yüksek bir spor kültürümüz olsaydı. Senede sadece bir kere değil neredeyse her gün izlenebilen tenis sporu içinde kendine özel organizasyonu ile marka olabilen AVUSTUTALYA AÇIK (AO) bize güzel bir örnek olabilir.

tenis
https://ausopen.com/

Bu yazıyı ne kadar başarılı buldunuz?

Oylamak için bir yıldız seç!

Ortalama oy 3.7 / 5. Oy sayısı 3

İlk oy veren neden sen olmayasın?

Author: afgunes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir