OYUN

Son günlerde yaşanan okul katliamlarının arkasında bir bilgisayar oyunu varsa durum çok vahim demektir. Oyun, adı üzerinde oyun ama ya çocuklar için öyle mi? Günümüzün bazı aileleri çocuklarla oyunu neredeyse bebek yaşlarda tanıştırıyorlar. Özellikle tabletler neredeyse emzik yerine kullanılıyor. Yemek yedirirken veya huysuzluk yapıyorlarken susturmak için de tablet ve telefon benzeri teknolojik cihazlar kullanılıyor. Bu durumda çocuk haliyle farkına varmadan bağımlı oluyor. Biraz daha büyüyünce onun eğlence ve vakit geçirme aracı oluyor hatta arkadaşları ile bile bir araya gelse hepsi ayrı birer tablet ile online oyunlar oynuyorlar. Bu durum bir kere çok sağlıksız, asosyal, göz teması kurmayan, iletişime kapalı, fiziksel becerileri gelişmeyen, spor yapmayan gerçek bir arkadaşlık ortamında büyümeyen garip bir ergenlik dönemi ve sorunlu bir hayat.

Bu sorunu özellikle gelişmiş ülkelerde televizyondan izlerken şimdilerde kendi ülkemizde karşımıza çıkmaya başladı. Eğitim sistemimizin yeterince sorunu yokmuş gibi bir de can korkusu önümüze geldi. Yıllardır tesadüflerle yaşıyoruz nereden ne çıkacağı belli olmayan bir ülkede yaşıyoruz esprisi yaparız ama bu kadar da değil yani. Çocukların oyun olduğunu bile bile sanal ile gerçeği doğru ile yanlışı ayırt edemeyecek kadar hayatın dışına çıkması kabul edilebilir bir şey değil. Yakın zamana kadar sosyal medya yasağı gündemde idi ama anlaşılan o ki akıllı telefon yasağı dahi düşünülecek boyuta geldi. Okullara telefon ile gitmenin yasak olması bir an evvel uygulanmalı. Derslerde telefondan uzaklaştırmak bile sorun olabiliyorken, teneffüslerde sadece telefon ile takılmak hayatın merkezine koymak gerçekten tam da ergenlerin yapabileceği bir vaka. Tamam yasakçı olmamak lazım ama ülkenin geleceğini yetişmemiş, öğrenememiş ve aklını kullanamayan sorunlu bireylere bırakmak konusunda emin miyiz? Ayrıca gelişmiş ülkelerde olduğu gibi çocuğuna bakamayan aile de en azından bazı cezalara tabi tutulmalı ki koy vermesinler. Çocuk büyütmek çocuk oyuncağı olmamalı.

HİKİKOMORİ

Günümüzün liyakat sisteminin nasıl çalıştığını çok yakinen görüyor, duyuyor şahit oluyoruz. Umarız yakın bir zamanda herkes aklını başına alır da her ne yapıyorsak aklı ve bilimi en öne koyarak kararlar veririz. Bu gidiş gidiş değil bugün sizin yakınınıza denk gelmemiş olabilir ama yarın olmayacağının da garantisi yok. Bu konu hakkında derhal aklı başında birileri inceleme başlatsın, sebepler derinlemesine araştırılsın kısa, orta ve uzun vadede eylem planı yapılarak çocukları bu sarmaldan kurtaralım.

GOOGLE

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir