Kurtlar, ekosistemlerde önemli bir rol oynayan hayvanlardır. Hem doğal seçilim hem de insan seçilimi ile evrimleşmişlerdir. Kurtlar ve insanlar tarih boyunca etkileşim içerisinde olmuşlar bu öyle bir boyuta gelmiştir ki hem Roma hem İscandinav hem de Türk tarihinde destanlara konu edilmiş halen de çeşitli logo ve tasarımlarda kullanılmaya devam edilmektedirler. Kurtların evrimsel gelişimi hakkında bazı bilgileri derlemek gerekirse:

  • Kurtların Ataları: Köpekgiller (Canidae) ailesine aittir. Evrimsel olarak, kurtların atası olan Tomarctus, miasitler olarak bilinen ilkel etoburlardan türemiştir. Miasitler, Tersiyer devrinde yaklaşık 52 milyon yıl önce ortaya çıkan hayvanlardır.
  • Kurtların Evrimsel Yolu: Yaklaşık 20 milyon yıl önce Miyosen döneminde, köpekler ve kedigiller olarak iki ayrı familyaya ayrılmışlardır. Kurtlar, bu evrimsel süreçte boyutları, yaşam alanları ve davranışları açısından farklılaşmıştır.
  • Ekosistemdeki Rolü: Kurtlar, yaralı, hasta veya yaşlı avları yiyerek sağlıklı bireylerin üremesine ve türlerini sürdürmesine yardımcı olur. Aynı zamanda diğer hayvanların beslenmesine katkı sağlarlar.
  • ATLAR VE İNSANLAR

Türk ve Yunan-Roma mitolojilerinde kurtlar, ilginç ve benzer şekillerde tasvir edilir. Yunanlılar ile Türklerin pek çok konuda rekabet içerisinde olmaları da tesadüf müdür bilinmez ama bu iki mitolojideki kurt ile insan arasındaki ilişki hakkında bazı bilgilere gelince:

Türk Mitolojisi:Türk mitolojisinde kurt, kutsal ve uğurlu bir hayvan olarak kabul edilir. Totem olarak görülür ve yol gösterici, kahramanlara yardımcı, cesur ve iyiliksever olarak tanınır. Kurt şekline girmiş tanrılardan türemiş insanlar da sıkça mitoslarda yer alır. Egenekon destanında hayatta kalan tek çocuğun bir kurt tarafından büyütülmesi anlatılır, Dokuzoğuz destanında tanrının kurt şeklinde Hun Hakanı’nın kızlarıyla evlenerek Dokuzoğuz soyunu türettiği anlatılır. Dede Korkut masalları da kurtları sıklıkla anlatır.

Yunan-Roma Mitolojisi:Roma şehrinin kuruluşuyla ilgili en ünlü mitos, kurtlarla ilişkilidir. Kral Numitor’un kızı Rea Silvia, harp tanrısı Mars tarafından gebe bırakılır ve ikiz çocukları Romulus ve Remus doğar. Bu mitos, Roma’nın kuruluşunu sembolize eder ve kurtlar, bu hikayede önemli bir rol oynar. Nitekim Roma Spor Kulübünün logosu bu konu üzerinedir.

İskandinav Mitolojisi: Fenrir, devlerin ve tanrıların soyundan gelen bir kurt olarak tanımlanır. Anneleri devlerin tanrısı Loki’nin eşidir ve babası devlerin tanrısı Angrboða’dır. Kardeşleri Jörmungandr ve Hel gibi, İskandinav mitolojisinde önemli figürlerdir.

Kurt Sembol Mü?

Son günlerin özellikle de bizim bir süredir gündemimizde olan kurt sembolünün Melih Demiral tarafından Avrupa Şampiyonasında kullanılması ve UEFA’nın buna ceza vermesi ile yapılan tartışmalar. Ama gelin görün ki kurt hayvanı ekosistemin dostu ve önemli bir figürü olarak sadece bizim için değil bir çok medeniyet için de önem arz etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile birlikte devletin resmi bir sembolü belirlenmemiş olmakla birlikte özellikle milliyetçi olarak nitelenen siyasi partiler ve destekçileri tarafından sıklıkla kullanıldıklarından bu sembol genelden daha sipesifik bir kullanıma evrilmiş bir nevi siyasallaşmıştır. UEFA da bunu bu manada ele almış ve ceza vermiştir. Avrupa’nın Türk insanına bakış açısını da dikkate alınca alınan kararın çok da adil olduğu söylenemez. Ancak şunu unutmayalım ki Avrupanın en büyük önyargıları biz Türk’lere karşı olanlarıdır ve biz bu konuda yeterince aydınlatıcı değiliz.

GOOGLE

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir