GALATASARAY 4-2 ANTALYA

1986 yılında tam 14 yıl Şampiyon olamadıktan sonra Jupp Derwall’in takımın başına getirildiği dönemin ikinci yılında ligin son maçında Eskişehir’de 2-1 kazanıp  uzun yılların hasretine son verdiğimiz maçta bile bu kadar stres olmamıştım. Galatasaray’ın yaptığı bu değişimin ne anlama geleceğini uzun yıllar sonra ancak anlayacaktık. Dün gece tüm sezonun özeti niteliğinde yaşanan tüm engellemelere rağmen iyileri sonunda mutlaka kazandığı bir sezonu nihayet tamamladık. Coğrafi ofsayt kuralının, tüm keyfiyetlerinin TFF başkanının çiftliğine dönmüş hakemleri ile geçen geçen hafta ilan edilecek iken maçı 0-2 ye getirecek penaltıyı vermeyecek, dün geceki maçta da yine Osimhen’e yapılan iki net penaltıyı vermeyerek sonuna kadar karşımızda durmaya devam ettiler. Bütün olanlara rağmen durdurulamayan Galatasaray Spor Kulübünün başarısı o yüzden bin kat daha değerli. Bu seneki şampiyonluğun diğer üç seneden farkı son haftalara girerken oyun gücümüzün düşmesi. Bunun sebeplerini teknik ekip muhtemelen biliyordu ve biz sonraları bunun hikayesini öğreniriz elbette.

Galatasaray dün gece karşısında kümede kalamama riski taşıyan ama son yedi maçtır gol atamayan bir Antalya ile karşılaştı. Ama o Antalya’nın ilk yarı boyunca rakip ceza sahasına yalnızca bir kere girdiği pozisyonda gol çıkarması inanılmaz bir futbol şansından başka bir şey değildi. Oysa Osimhen pres kaynaklı yapılan defans hatasından aradığımız pozisyonu bulduk ama çok acayip bir top kontrolü ile kaçırmıştı. Maçın stresinden olacak ilk yarıda olması gereken baskı da kurulamadı pozisyonlar da bulunamadı. Buna rağmen hakemin bile bile atladığı iki penaltının yine ve yine verilmediğini gördük.  Ama oyunun en aksayan oyuncusu Sane çok doğru bir hamle ile ikinci yarıya başlamadı tıpkı İlkay gibi. Çok top kaybı yapan suratı sürekli sirke satan ve neden bu kadar gamsız davrandığını bilemediğim Sane eğer böyle olmaya devam edecekse başımıza iş açacak. Maç seçtiğini düşünsek bile bu maçı seçmeyecek de hangi maçı seçecek bilemiyorum.

Okan Buruk en önemli maçta en önemli hamlesini devre arasında yapıp Lang ve Lemina ile ikinci yarıya başladı. Çoğu hamlesi ve taktiği tartışma yaratan hocanın kapanışı bu şekilde yapması aslında yapabildiğini gösteriyor ama neden sürekli hata yapıyor ve denemeler içerisinde bilemiyorum. Sonuçta her maçın kendi hikayesi var ve sezonun sonunda hedefine ulaştığı durumda yerinin tartışmasını yapmak ancak bizim gibi her sene daha fazlasını isteyen doyumsuz taraftara yakışır. HER ŞEYE, HER ENGELE, HER TÜRLÜ AYAK OYUNLARINA RAĞMEN ŞAMPİYON OLAN GALATASARAY VAR. TEK GERÇEK BU.

GALATASARAY SPOR KULÜBÜ

logo

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir