GALATASARAY 5-2 JUVENTUS

Bir süredir Galatasaray futbol takımının maçlarını oynanmadan önce yazıyordum. Hatta bu maçı da öyle yazmıştım. Ancak öyle bir tarihi zafer yaşandı ki tüm maç önü yazımı silip 5-2’yi yazmam şart oldu. Öncelikle geçmişte bir PSG maçı yaşamıştık ve ilk maçı evimizde 4-2 kazanmamıza rağmen rövanşı 4-0 verip elendiğimizi bir hatırlatmak isterim. O yüzden Juventus’u eledik diye rehavete gerek yok. Çok güzel bir akşamdı çok da güzel bitti ama hepsi o. Bir sonraki maça bakıp ciddiyeti elimizden bırakmayalım. Okan Buruk uzun bir süre sonra tüm sakatların dönmesi ve yeni transferlerle oldukça derin bir kadroya sahip olarak çıktı bu maça. maç öncesi herkes bir onbir yapma telaşında idi hatta sağ kanatta Barış ve Sallai yerine Singo ve Sane neden olmaz diye veryansın edenler de vardı. Hele ki ilk yarıyı 2-1 geride kapayınca Yunus üzerinden de bolca eleştiriler yapılmıştı. Ama oyunun göstergesi bu skoru yansıtmıyordu. İki acemi savunma hatası onlara iki gol yazsa da takımın yüksek presi ve iştahı bu akşam bu maç böyle bitmez dedirtiyordu. Özellikle ikinci yarının başında erken gelen gol benim gibi düşünenleri haklı çıkaracaktı. Bu gol takım içinde de devamı olabilir hissi vermiş oynamaya ve istemeye devam etmişlerdi. Maçın bazı kırılma anları da oldu elbette özellikle rakibin 10 kişi kalması bizim iştahımızı daha da artırdı, yeterli zaman da vardı ve gerçekleşti.

M. CITY – GALATASARAY

Böyle zafer gecelerinde takımın en iyisi seçmek biraz zor çünkü birden fazla oyuncu bunu hak etti. Uğurcan yine öldürücü paslarına devam etti ama bazen kolay topları tutmayı tercih etmemesini pek anlayamıyorum. Nitekim ilk golde topun şiddeti tutmak için yeterli idi. Ama başka bir hata da yapmadı. Defans kurgusunda Jakops sağlam durdu, bir kere soldan içeri giren oyuncuya şut çektirdi o kritik şu gol olsa 1-3 olabilirdi. Sanchez ve Abdülkerim yenilen gollerde doğru yer tutamadılar ama genelde iyi savaştılar. Sallai ise özellikle Kenan tarafında biraz sertlik ile onu yıldırmasını bildi. O kanattan çok gelemediler. Orta sahada Sara tam bir virtüözdü, ilk golde oralarda olması zaten gerekiyordu. Serbest vuruşundan önce ben direkt gol dedim ve neredeyse öyle oldu. Sanchez’in omzundan seken top için kalecinin yapabilecek bir şeyi yoktu. yunus iki güzel şut çekti ama Osimhen’e pas atmakta çok acele etti ilerideki topun kıymetini çabuk bitirdi. Lang ise çok etkili olamasa da golün nerede olacağını iyi koklayan ve temiz vuruşları ile gecenin sürpriz ismi oldu. Barış bariz bir şekilde vites artırdı ve olan onu savunanlara oldu. Onun bu çabası rakibi eksik bıraktı ve rövanş için de katkı verdi. Ama maçın gizli kahramanı kesinlikle Osimhen oldu. Çok acayip presi ve asist dokunuşları bize gol yazdı. rakip ne olduğunu anlamadan onun yanında olmayı başarabilen oyuncular bunu güzel kullandı ve Boey bile gol attı. Keşke onun da bir golü olsa dört dörtlük olurdu. Özellikle 0-0 iken sol ayağıyla beklenmedik bir şut çıkardı ki izleyenler pek konuşmadı. Bu şutun gol olması rakibe büyük bir şok yapabilirdi. 

Üst düzey bir maçın yayıncısı her kimse sınıfta kaldı. Doğru dürüst tekrar ve yakın çekim izleyemedik, bir ara orta hakemin göğüs kamerasına bağlandık sanki. Bu görüntüler VAR hakemlerine bile gitmemiş olabilir ki bu konu soruşturulmalı sebebi açıklanmalıdır. Ayrıca üst düzey bir maçta 2 dakika olarak verilen uzatma da tam bir skandaldı. Bu bir puan maçı olsa ya da elemenin ikinci maçı hadi neyse ama biz biraz daha zaman olsa 6. golü bulabilirdik. Bu konuda da bir şeyler söylenmeli.

Farkında mısınız bilmem ama tarih yazan takımdan yeni bir tarihi zafer izledik bu gece. Beğenmeyenler varsa soğuk su içip yatsınlar. YAŞASIN GALATASARAY….  TARİH BİR KERE YAZILDI BİLE….

GALATASARAY SPOR KULÜBÜ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir