TARAF OLMAK
Hani klasik bir söylem vardır da pek çok insanın kafasını karıştırır; “Mutlaka bir taraf olmasın taraf olmasan gün gelir bertaraf olursun” diye. İşte böyle böle taraf olmak meselesi nedense insanın kendi iradesine bırakılmaz. Özellikle spor takımları arasında, siyasette, ülkeler arasında, dini inanışlarda ve benzeri pek çok konuda illa ki bir tarafı seçmek zorunda kalıyoruz.
Ama burada dikkat çekmek istediğim bir konu var. İnsan elbette ki bir tarafı seçebilir hatta seçtikten sonra yanlış seçim yaptığını düşünüp tarafını da değiştirebilir bu gayet insani ve normal olan bir davranıştır. Ancak taraf olması uygun olmayan hatta yasak olması gerek durumlar var. Özellikle kurumların mesela medyanın, gazetenin, televizyonun, tüm kamu kurumlarının, siyasi partilerin, belediye başkanlarının, valilerin, kaymakamların, tüm bürokratların, bakanların ve hatta cumhurbaşkanlarının herhangi bir taraf seçme özgürlüğü yoktur olmamalıdır.

Kamu dediğimiz şey tüm halkımızı ve tüm kuruluşları kapsadığına göre içlerinden birine taraf olduğunu açıklamak, söylemek veya destek olmak alenen eşitlik ilkesine aykırı davranmak demektir. Yasalar karşısında herkes eşit ise, vatandaşlar ve onların kurdukları her türlü özel teşebbüs, dernek vs. tüm yapılar da birbiriyle eşit olmayı hak eder. Mesela bir siyasi parti bir spor kulübünün taraftarı olamaz olmamalıdır. Nedeni çok açık değil mi? Mesela Televizyon yayıncıları için bir tarafı seçmek demek öbür tarafı kaybetmek demek değil midir? Bir insan bir tarafı seçtiğinde her şeyi o tarafa göre değerlendirir ve ortada olma yetisini çoğunlukla kaybeder, kıyas yapar eşit olsa bile kendi tarafını seçer bu bu kadar basit ve anlaşılabilir bir şey. Bizim mutlaka ama mutlaka taraf olmayan kurumlara ve idarecilerine ihtiyacımız var. Hemen hemen her konuda önümüze çıkan siyaset bile seçimlere kadar herkesten oy alabilmek için herkese hitap etmeye çalışmak zorunda değil midir? Sadece oy aldığı insanlara hizmet edecek ve diğer insanları tanımayacak bir sistem nasıl çalışabilir?

Siz de nereye baksanız bir tarafı seçmiş, adalet terazisi bozulmuş, algı ve manipülasyon peşinde olan gazeteci, siyasetçi, haberci, doktor, savcı, hakem, din adamı, sanatçı vb. insan görmekten sıkılmadınız mı?













