AVUKAT
Avukat, hukuk fakültesinden mezun olmuş ve avukatlık ruhsatını almış, gerçek ve tüzel kişilerin haklarını savunmak ve hukuki konularda onlara yardımcı olmakla görevli kişidir.
Avukatın Görevleri: Müvekkillerine hukuki danışmanlık yapmak, müvekkillerini mahkemelerde ve diğer resmi mercilerde temsil etmek, dava açmak veya açılan davalara cevap vermek, sözleşme hazırlamak ve incelemek, hukuki belgeler düzenlemek, müvekkillerinin haklarını korumak ve savunmak, hukuki konularda araştırma yapmak ve bilgi edinmek olarak sayılabilir.
Avukatlığın amacı ise avukatlık kanununda aynen şöyle; “Hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.”

Avukatın Yemini ise: Avukatlık Kanunu’na göre, avukatlar göreve başlarken aşağıdaki şekilde yemin ediyorlarmış: “Hukuka, ahlaka ve meslek kurallarına uygun davranacağıma, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve uluslararası sözleşmelere bağlı kalacağıma, görevimi doğruluk ve onur içinde yerine getireceğime, sır saklayacağıma namusum üzerine ant içerim.” şeklindedir.
Bu yemin, avukatın mesleki ve etik sorumluluklarını yerine getireceğine dair bir güvence niteliği taşıması için düşünülmüş olsa gerek. Ama kanunda yazan ve yukarıda belirttiğim amacı da dikkate alarak bu yemin metnindeki bazı ifadeler sizce de biraz garip değil mi? Mesela ahlak! Nasıl yani bu yemini etmeyen avukat ahlaksızlık yapabilir mi? Doğruluk ve onur sadece yemin edince mi gerekli? Hele hele sır saklamak! Size çok masum geliyor mu? Düşünsenize müvekkil bir hırsız, dolandırıcı ya da katil. Size yaptıklarını bir sır olarak söyleyebilir ve siz avukat olarak bunun saklamak zorundasınız çünkü öyle yemin etmişsiniz. Yuh ki yuh! Bunun neresi ahlaki, neresi doğru ve asıl önemlisi neresi onurlu, hakkaniyetli bir davranış? Sır saklayan avukatlar mı adalete yardımcı olacak? Yani hem sır saklayacaksın hem de hakkaniyetli olacaksın. Kimse kusura bakmasın ama bu yasa ve uygulamalar esastan yanlış bir varsayım üzerine kurgulanmış.

Normalde avukatlar, adaletin sağlanmasında ve hukukun üstünlüğünün korunmasında önemli bir rol oynarlar. Hukuki bilgi ve deneyimleriyle, bireylerin ve kurumların haklarını koruyarak toplumda düzenin ve güvenin tesisine katkıda bulunurlar. Bu meslek bilgi, yetenek, sorumluluk ve etik değerlere sahip olmayı gerektirir. Avukatlar, sürekli olarak kendilerini geliştirmek ve hukuki mevzuatı takip etmek zorundadırlar. Mevzuatı normal bir insanın bilmesini bırakın adını dahi bilmez. Bu yüzden bu durumdan menfaat çıkarmak da sanırım ki mesleki kazanım ile karışmış durumda.
Keşke hiç olmasa ama insan hayatta öyle ya da böyle bir dava yaşayabiliyor. Ama siz siz olun özellikle de hukuk davalarına bulaşmayın. Anlaşmazlıkları dava yoluyla çözmenin adil olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu Dünya’da adalet olsa olsa filmlerde olur. Unutmayın ki hukukun dayanağı kanunları nasıl biz insanlar yapmış isek o kanunları dolanarak kullananlar da o insan evlatları.














