GALATASARAY – FB
Normal tarihinden farklı olarak ertelenen ve bugün oynanmasına karar verilen güya Türk futbolunun en büyük maçı olan Galatasaray – Fb uzun bir süredir sıradan bir maç olmaya başladı. Tamam eskiden büyük bir kamuoyu bunu konuşurdu, özellikle ünlüler ve siyasetçiler olmak üzere bir çok futbol sever bu maç hakkında skor tahmini yapardı. Şimdilerde ise iş çığrından çıktı futbol maçından çok sinir harbine, kavgaya, dalaşmaya ve futbolun dışına çıkmaya başladı. Çok eski zamanlarda maç nerede olursa olsun taraftarlar tribünleri yarı yarıya paylaşırlarken şimdi sadece bir avuç deplasman tarafatarı ki o gelenlerde genelde normal izlemeye gelen değil sadece tezahürat, rakip taraftarı kışkırtma, küfür etme ve olay çıkarmak üzere gelenler. Bir de onlara karşı yapılanlar var ki insan insana yapmaz; Fb stadına daha girerken hayvan muamelesi başlıyor, daracık bir kafese tıkılıp uzun zamanda içeri alıyorlar, deplasman tuvaletlerinde pisuvar vs yok, muhtemelen nizami lavabo vs de yok. maçı izleyeceğin yerde etrafın yine sarılı tıpkı kafes gibi, üzerine sadece o yöne doğru çevrilmiş devasa hoparlörler ilse güya sesi bastırıp eziyet edecekler. Bunlar sadece sosyal medyada paylaşılanlar belki fazlası da vardır bilmem ama bu muamele nerede yapılırsa yapılsın insanlık dışı. Sonra oyuncu tahrikleri; geçen senenin Rams Parkta oynanan son maçında daha ilk sahaya çıkılıp zeminin kontrol edildiği esnada rakibin MHY isimli karaktersiz oyuncusu Ultraaslan tarafına giderek kışkırtma yapmış, oyuncular ile itişip kakışarak negatif enerjiyi daha maç başlamadan yapmıştı. özellikle 2011 sezonunda sahalarında Şampiyon olunuğu gün yapılanlar bugünlere kadar gelecek olan tahammülsüzlüğün habercisi idi. Şampiyon olunan ve başka maç kalmadığında orada verilen şampiyonluk kupası alınmasın diye stadın ışıklarını kapatmışlardı hazımsızlar. Sonra Kadıköyde bir iç savaş ve isyan gibi olaylar baş göstermiş, stadın bazı yerlerini ateşe vermişler, dışarıda ise polis araçları dahil pek çok arabayı ters çevirip ateşe verebilecek kadar gözleri dönmüştü. İşte bu acı hiç bitmedi ve kolay kolay da bitmeyecek. Özellikle epey bir zamandır şampiyon olamayan ve bunu sadece Galatasaray’a bağlayarak düşmanlık pompalayan Fb yönetimi aynı zamanda Türkiye Futbol iklimini de içinden çıkılmaz bir tutarsızlıklar silsilesine sokuverdiler. İşi o kadar ileri götürdüler ki hakemler tarafından kollanılma algısını geçen hafta küme düşmesi kesinleşmiş Adana takımını amatörce sahadan çekip hakem bahanesi yaratacak, üstelik bu yabancı hakemi de ikili ilişkiler ve federasyona dikte ederek kendileri getireceklerdi. Federasyon kurul kararlarıyla, kendi başına aldığı taraflı uygulamalarla ve bizzat televizyonlarda sadece Galatasaray’a cevap veren Fb sözcüsü gibi davranan başkanı ile Türkiye’de Futbol hiç bu kadar kötü yönetilmemişti.

Bu şartlar altında bu maç nasıl oynanacak, oynanabilirse tamamlanacak mı? provokasyona müsait, tatil edilmesi olası, puan gaspı ve eksi puan dahil her türlü cezayı vermeye ve gerekirse görevden alınmayı bile göze alan mafyatik yönetime rağmen Galatasaray takımı bu maçın üstesinden nasıl gelecek, neler olacak hep beraber ibretle tarihe not düşeceğiz.
Maç Sonu;
Bu maçı ancak eyyamcı bir hakem böyle yönetebilirdi. İstedikleri yenilmemekti ve bunu da istedikleri gibi yaptılar. Siz hiç Türkiye liginde tüm takdir haklarını deplasman takımı lehine kullanan, ev sahibine uyduruk kartlar gösteren, eyyamın en kral yabancısını yapan bir hakem gördünüz mü? Bu hakeme önceden öyle bir bilgilendirme yapılmış ki adam sanki tarafsız sahada final maçı yönetiyor gibiydi. VAR hakemi neredeyse yok gibiydi, bazı kritik pozisyonları incelemedile bile. Yancı kuruluş istediği posizyonu on kere tekrar ederken istemediklerini yeterince göstermedi. Yine kollandılar ve yine ellerinden bu kadar geldi.
Evet Galatasaray iyi oynamadığı bir dönemde yakalandı bu maça ama maçın hakemi sayesinde oyun onların istediği gibi gitti. Amaç belli idi gol yemeyelim tek gol atarsak bize yeter. Bizde ise Sara yerini yadırgadı, Franko yeterince öne çıkamadı ama Eren ve Lemina sezon başından beri bu takımda oynuyor gibi idiler. Sanchez ve Abdülkerim resmen kumar oynadılar. Sezonun kırılma anlarında kırabilecek durumda değildik ve kısaca ne şiş yandı ne kebap.














